Durak Tekstil Sağlam Adımlarla Küresel Pazarda Büyüyor

Zengin dikiş ve nakış ipliği ürün portföyü ile ihracat pazarlarında büyümeye dönük güçlü adımlar atan Durak Tekstil, oluşturduğu katma değer ile Türk tekstil sektörünün büyümesine destek sağlıyor. Aylık 250 ton üretim kapasitesine sahip Durak Tekstil, AR-GE çalışmalarıyla sektörü yeni ürünlerle buluşturuyor.

Türkiye’nin lider endüstriyel dikiş ve nakış ipliği üreticisi Durak Tekstil, yaklaşık 50 yıllık sektörel deneyimi ve yenilikçi üretim prensibiyle Türk tekstil sektörüne katma değer sağlamayı sürdürüyor. Kesintisiz yenilik konsepti ile küresel tekstil endüstrisinin yüksek kaliteli ve nitelikli iplik talebini karşılayan firma, yaptığı yatırımlarla hem kendisini hem de Türk tekstil sektörünü büyütmeyi başardı. Teknik ve uygulama özellikleri geliştirilmiş ipliklere odaklanan Durak Tekstil, bu çözümleriyle küresel pazarın talep edilen markalarından biri haline geldi.

Türkiye’nin ilk polyester nakış ipliği üreticisi olan Durak Tekstil, 1972 yılından bu yana yeniliğe yatırım yaparak fark yaratıyor. Güçlü vizyon, sağlam üretim ve satış stratejisi ile her yıl büyüyen firma, günümüzde üretiminin çoğunluğunu 5 kıtaya yayılmış 70’ten fazla ülkeye ihraç ediyor. Durak Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi ve Pazarlama Müdürü Yiğit Durak, bunun başarıyla yönetilen bir sürecin sonucu olduğunu söyledi. Durak Tekstil’in kurulduğu günden itibaren yeniliklere odaklandığını kaydeden Yiğit Durak, firmanın gelişimi ve yenilikçi çalışmaları hakkında önemli bilgiler verdi.

Durak Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi ve Pazarlama Müdürü Yiğit Durak

Durak Tekstil’in günümüzde Bursa ve Çin’deki üretim tesislerinde aylık ortalama 250 ton üretim kapasitesi ile çalıştığını söyleyen Yiğit Durak, Türkiye’nin 81’ine yayılmış satış ağının yanı sıra, İstanbul, Avusturya ve Polonya’da satış ofislerine ve 25’ten fazla distribütör ağına sahip olduklarını açıkladı. Yiğit Durak şunları dile getirdi; “Hammadde tedariki ile başlayan üretim süreci %100 kalite kontrol ve ürün güvenliği kriterleri karşılanarak gerçekleştiriliyor. Tedarik ettiğimiz hammadde ekibimiz tarafından özenle değerlendirilip, kriterleri karşılayıp karşılamadığı rapor ediliyor. Onaylanan hammaddeler üretim sürecimize girebiliyor. Bunun yanı sıra, POY tesisimiz de bize hammadde konusunda güven veriyor. Bu hammaddelerin katlama, büküm, boya ve apre işlemleri tesisimizde yeni teknoloji makinelerle gerçekleştiriliyor. Son aşamada ürettiğimiz iplikler, makinelerde kullanılmak üzere bobinlere sarılıp paketleniyor. 350’den fazla çalışan sayımız ile ürünlerimizin 70’i aşkın ülkeye ulaşması için büyük bir özveri ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

Pandeminin bütün yoğunluğu ile yaşandığı 2020 yılında da yatırım stratejisini sürdüren Durak Tekstil, makine parkurunu güncelledi. Yiğit Durak, bu yatırım sayesinde üretim kapasitesinin yaklaşık %50 oranında arttığını ve bu sayede müşterilere daha iyi servis süreleri verme imkanına ulaştıklarını ifade etti.

POY yatırımı Durak Tekstil’e üretim esnekliğini arttırdı

Durak Tekstil’in büyüme sürecinde en önemli kilometre taşlarından birini 90’lı yıllarda kurulan POY (filament) tesisi oluşturuyor. POY yatırımı ile hammadde tedarikçilerine bağımlılıktan kurtulduklarını söyleyen Yiğit Durak, sözlerini şöyle sürdürdü; “O dönem tedarik ağları bu kadar gelişmiş değildi ve üretim açısından tedarikçilere ciddi bir bağımlılık söz konusuydu. Dönem dönem yaşanan hammadde tedarik sıkıntıları büyüme ve üretim hedeflerimize engel oluyordu. Hayata geçirdiğimiz POY tesisi, bizi hammadde tedarikçilerine bağımlılıktan kurtarırken, istediğimiz hammaddeyi kullanarak istediğimiz özellikle iplikler üretebilme gücü verdi. Özellikle ince iplik tedariki konusunda karşılaşılabilecek sorunları elimine ettik. POY yatırımı ile büyüme yolunda önemli bir virajı döndük.”

Durak Tekstil aynı zamanda yerleşik AR-GE’ye sahip ilk tekstil firmalarının başında geliyor. “Her zaman yenilikçi bir firma olmakla gurur duyuyoruz” diyen Yiğit Durak, yenilikçi ürünlerin geliştirilmesi ve iyileştirilmesinin firma kültürüne işlediğini vurguladı. Durak, AR-GE departmanının aynı zamanda firma için bir ‘iş teknik kütüphanesi’ görevi gördüğünü belirterek, yeni ürün geliştirme ve yeniliklerin sertifikalandırılması süreçlerinde AR-GE departmanının büyük faydalarını gördüklerini açıkladı. Bugüne kadar 19 AR-GE projelerinin devlet desteği aldığını açıklayan Durak, hem küresel tekstil makineleri pazarındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini hem de üniversitelerle yakın iş birliği gerçekleştirdiklerini söyledi. Durak; “Örneğin askeri uygulamalardaki gelişmeleri takip ediyoruz. Özellikle teknik iplikler ile yapılmış ürünlere olan talep artıyor. Isı ile renk değiştiren ürünlerden filtrasyon sistemlerine uygun ürünlere, gıda sektöründen sağlık sektörüne kadar birçok noktadaki gelişmeler AR-GE çalışmalarımıza ilham veriyor. Hatta aramid elyaflarla çalışma konusunda ciddi başarılara ulaşmış bulunuyoruz.”

Katma değerli ürünlerin portföydeki payı artıyor

Dikiş ve nakış ipliği alanında oldukça geniş bir ürün portföyüne sahip Durak Tekstil, müşterinin taleplerini karşılayan özel iplikler geliştirmeye devam ediyor. Dikiş ve nakış ipliklerinin ana pazarını hazır giyim ve konfeksiyon sektörü oluşturuyor. Bununla birlikte son yıllarda özellikle yatak ve mobilya sektörü hızlı bir gelişim gösterdi. Katma değeri yüksek ürünlerin portföydeki payının ve miktarının artırdığını söyleyen Yiğit Durak; “Örneğin yoğun AR-GE çalışmalarımızla geliştirdiğimiz verimlilik artırıcı ürünler ile güvenlik ürünlerimiz pazarda hızlı bir yükseliş elde etti. Bu ipliklerimiz geç tutuşma ve kesilmeye dayanıklılık özellikleriyle birçok farklı uygulama alanında kullanılabiliyor” dedi.

Başarılı bir marka olmanın yolunun teknik ürünler kategorisinden geçtiğine inandıklarını kaydeden Yiğit Durak, bu konuda yaptıkları çalışmaları şöyle anlattı; “Ürünlerimizin neredeyse tamamı çeşitli teknik bitim (terbiye) özellikleri uygulayabiliyoruz. Su iticilik, statik elektrik iletkenliği, UV ışınlara dayanıklılık, geç tutuşur özel boyama gibi özellikleri dikiş ve nakış ipliklerimize veriyoruz. Bu sayede ipliklerimizle hava balonu, yelken ve benzeri su geçirmez teknik tekstiller üretilebiliyor. Bu üretim sadece bizim değil, Türk tekstil sektörünün de küresel pazarda rekabetçi olmasına katkı sağlıyor.”

Yiğit Durak hem nakış hem de dikiş makinelerinde üretim verimliliğini artırmak için yeni ürünler geliştirdiklerini paylaştı. Geliştirdikleri Duma ve Duraless ürünlerinin dikiş makinelerinde çağanozlarda kullanılan alt iplik sistemine farklı bir bakış açışı getirdiğini söyleyen Durak; “Bu ürünlerimiz geleneksel makaralara göre yaklaşık 3 kat fazla iplik alıyor. Bu sayede daha uzun çalışma süresi sağlayarak, kesintisiz üretim süresini uzatıyor, işletme verimliliğini artırıyor” diye konuştu.

Bursa tesisinde %100 yenilenebilir enerji kullanılıyor

Durak Tekstil’in çevre ve sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarının çok eskiye dayandığını söyleyen Yiğit Durak, kapsamlı bir programa sahip olduklarını kaydetti. Bursa tesisinde tamamen yenilenebilir enerji kullandıklarını aktaran Durak; “Ayrıca, geri dönüştürülmüş hammadde tedarikimizi de tamamen sertifikalı olarak, %100 güvenilir kaynaklardan sağlıyoruz. Tüm polyester ve naylon ürün gamımızı geri dönüştürülmüş alternatifleriyle sunuyoruz. 1 kg iplik üretimi için 30 adet pet şişe kullanarak çevrenin ve kaynakların korunmasına verdiğimiz önemi gösteriyoruz. Sahip olduğumuz ISO Kalite Belgesi, Oeko-Tex belgesi uluslararası çalışma standartlarına uygun olduğumuzu belgeliyor” dedi.

Kısa ve orta vadeli pazar hedefleri hakkında da konuşan Yiğit Durak; sözlerini şöyle bitirdi “Durak Tekstil olarak ihracattaki payımızı arttırmayı hedefliyoruz. İç pazar ve ihracat satışlarımızı 2021 yılında ihracat lehine %70’lere, 2022 yılında ise %80’lere çıkarmayı planlıyoruz. Önümüzdeki 5 yılda küresel pazarda daha fazla büyümeyi ve küresel anlamda bilinen ve ulaşılabilen bir marka olmayı hedefliyoruz.”

İnceleyin

Foreign dependency in polyproplyen will be reduced by 2023

Rönesans Holding partnered with Algerian national energy company Sonatrach to develop a polypropylene production plant ...