Etik Liderlik

ETİK NEDİR? Etik kelimesi Yunanca karakter, huy anlamına gelen “ethos” sözcüğünden türetilmiştir. Etik, felsefenin temelini oluşturan, insanlar ve tüm varlıklar arasındaki ilişkilerde doğru ve yanlışları arayan ve belirleyen bir bilim dalı olarak tanımlanabilir. Çoğu zaman ahlak ve etik terimleri birbirlerinin yerine kullanılır. Ancak ahlak ve etik terimleri arasında önemsiz de, olsa küçük anlam farklılığı vardır. Çünkü ahlak teriminin kapsamına yerel adetler, gelenekler, inançlar ve bunlarla ilgili zamana göre de değişebilen doğrular ve yanlışlar da girebilmektedir. Etik kavramı ise daha çok evrensel bir kavramdır, dolayısıyla yörelere toplumlara ve zamana göre kolay kolay değişmez. Ancak çoğunlukla yerel adetler, gelenek ve görenekler de evrensel normlara uygun olduğundan, yukarıda da belirtildiği gibi etik ve ahlak terimleri arasında ki anlam farklılığının çok önemli olmadığı söylenebilir.
Ancak şurası bir gerçektir ki, ister ahlak diyelim ister etik, her ikisi de temelde doğruyu, yanlıştan, iyiyi, kötüden ayırmak ve dürüst olmak anlamına gelmektedirler.
Günümüzün iş dünyasında da bu temel değerlere çok ihtiyaç vardır. İşletmelerde etik değerlerin hakim olması, elbette ki en çok yöneticilerin ve liderin bu değerlere önem vermesine bağlıdır. Bu açıdan baktığımızda etik liderlik kavramı da günümüz iş dünyası için önem verilmesi gereken bir kavramdır.
ETİK LİDERLİK: Etik liderlik denildiğinde üç temel özellik öne çıkmaktadır.
1- Liderin kendisi kişisel olarak her türlü davranışında ve kararında, her zaman etik kuralları gözeten bir kişiliğe sahiptir. Bu açıdan bakıldığında etik lider kendisine inanılan ve güvenilen liderdir.
2- İşletmede, bir “Etik Kültür” ortamı oluşturur. Her türlü iş süreçlerinde, çalışanlar arasındaki ilişkilerde, yönetim süreçlerinde, çalışanlarla, müşterilerle ve tedarikçilerle ilişkilerde her zaman etik kuralların etkin olmasını sağlar. Yani etik liderliğin uygulandığı işletmelerde etik kültür hakimdir.
3- Finansal ve finansal olmayan bütün iş sonuçlarının, çalışanların ve süreçlerin değerlendirilmesinde de sürekli şekilde etik kuralların hakim olmasını sağlayarak, etik kültürün işletmede yerleşmesini ve sürekliliğini sağlar. Başka bir deyişle etik liderliğin uygulandığı işletmelerde bütün değerlendirmeler etik kurallara göre yapılır.
Değişik hayat anlayışına, değişik inançlara, değişik kültürlere sahip hatta başka ülkelere mensup bir çok insanın bir arada olabildiği günümüz işletmelerinde, ortak hedefe ulaşabilmek için etik değerlerin hakim kılınması kaçınılmazdır. Bu açıdan baktığımızda etik liderliğin önemi daha da çok ortaya çıkmaktadır. Etik liderler bütün bu farklılıklara rağmen insanları ortak hedefe yönlendirmeyi başarabilirler.
Etik liderler yukarıda belirtildiği gibi öncelikle inanılan ve güvenilen liderlerdir. Bir liderin bunu sağlayabilmesi için önce kendi kendine inanması ve güvenmesi gerekir. Söyledikleriyle, davranışları birbirine uymayan liderler etik davranmış olmazlar. Böyle liderlere çalışanlar da güvenmez ve onu izlemezler. Etik liderler ilkelerine bağlı liderlerdir. Her türlü kararlarında ve uygulamalarında bu ilkeler ışığında tutarlıdırlar.
Etik liderler güçlerini organizasyon şemasından gelen yetkilerinden değil, çalışanlar üzerinde oluşturdukları saygınlıklarından alırlar.
Çalışanlar etik liderlerden hiç bir zaman korkmazlar. Ancak saygı duyarlar. Böylelikle liderden hiç bir şeyi hatta kendi hatalarını bile gizlemezler. Ya da liderin gözüne girebilmek için haklı veya haksız gösteriş, “show” ve yardakçılık yapamazlar. Etik değerlerin bir kültür olarak yerleşmiş olduğu işletmelerde işletmenin başarısı her şeyden önde gelir. İşte bu ortamı sağlamak etik liderin görevidir.
Böyle liderler aynı zamanda çalışanlarına örnek olurlar ve onlara ilham verirler.
Öte yandan işletme içerisindeki çatışmaların yönetilmesinde de etik değerlerin kullanılması oldukça doğru bir yöntemdir. Etik liderliğin etkin olduğu işletmelerde kurumsal adalet vardır Çalışanlar arasında haksız uygulamalar olamaz.
Çalışanların ücretlerinde, müşterilere verilen fiyatlarda, müşteri ve tedarikçilerle olan borç ve alacak ilişkilerinde, devletle olan vergi vb. ilişkilerde her zaman etik değerler gözetilir.
Etik liderliğin uygulandığı işletmelerde hem çalışanlar açısından hem de dış çevre açısından sosyal sorumluluk ilkeleri de çok önemlidir. Çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumak her zaman birincil amaçtır. Çevreyi korumak, doğal kaynakları israf etmemek, bütün iş süreçlerinde günümüzün çok önemli kavramlarından biri olan “sürdürülebilirlik” kaygısını ön planda tutmak her türlü iş sonuçlarından daha önde gelir.
Sonuç olarak şunu bilmeliyiz ki işyerlerimizi yönetirken sadece para kazanmayı hedef almak günümüz iş dünyası için artık oldukça eksik bir yönetim tutumudur. Elbette ki işyerleri para kazanmalı, yani kar elde etmelidir. Ancak bunu yaparken etik değerleri çiğnemenin uzun vadede o işletmeler için de bir kazanç sağlamadığını her birimiz bir kaç örnekle hatırlayabiliriz.

İnceleyin

Global ticaret ortalama hızda devam ediyor

DHL Global Ticaret Barometresi (GTB), önümüzdeki üç ayda dünya ticaretinde bir miktar daha daralma olacağına ...