Lenzing’in Küresel Tüketici Algısı Anketi, tüketici güveni ve tedarik zincirinde daha fazla şeffaflık ve işbirliği için “Şeffaflığın” önemini artırdı

  • Ankete katılan 9 ülkeden 9 bin tüketici, “Çevre Dostu”, “Doğada çözünür”, “Doğal” ve “Geri Dönüştürülebilir” gibi kavramlara sempati duyduğunu ve bu kavramlara bağlı olan bir ürünü satın almaya daha istekli olduğunu belirtti.
  • Ankete katılan tüketicilerin yüzde 70’inden fazlası, giysi, yatak takımı ve ev tekstili ürünlerini satın alırken, üretim sürecini araştırarak kendilerini sürdürülebilirlik konusunda aktif olarak eğiteceklerini, yüzde 85’ten fazlası ise ürün etiketlerini okuma eğiliminde olduklarını ifade etti.
  • Sürdürülebilir bir süreçle üretilen ağaç bazlı özellikli elyaflarda dünya lideri olan Lenzing Grubu, Moda ve Ev Tekstillerinde Sürdürülebilir Ham Maddeler konulu Küresel Tüketici Algısı Araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırma kapsamında bilinçli tüketicilerin [1] sürdürülebilir giyim ve ev tekstili ürünlerine [2] yönelik algı ve davranışları ile sürdürülebilir ham madde ve ürünlerin özellikleri hakkındaki görüşleri değerlendirildi. Tüketicilerin sürdürülebilir malzemelere olan ilgisini ve bilgisini ölçmek için, dokuz ülkede 18 ila 64 yaşları arasında toplam 9 bin katılımcıyla çevrim içi gerçekleştirilen anket, tüketicilerin sürdürülebilir bir yaşam tarzı sürdürmeye  yönelik alışkanlıklarına, giyim ve ev tekstili ürünlerinde kullanılan ham maddeler hakkındaki bilgilerine, markalara yönelik algılarına ve tercih ettikleri ürün açıklamalarına dair fikir veriyor. Ayrıca anketteki bulgular, tüketicilerin güvenini artırmak ve iş potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için tüketicilere satın aldıkları ürünler hakkında daha şeffaf bilgiler sağlamanın önemini, bunun için de giyim ve ev tekstili endüstrilerinde yakın işbirliği ihtiyacını da yansıtıyor.

Ankette önce çıkan üç temel bulgu ve detayları ise şöyle;

Sürdürülebilir bir yaşam tarzı sürmek için aktif bir arayış içerisinde olan bilinçli tüketiciler, kendilerini hem maddeler konusunda sürekli olarak eğitiyor

Ankete katılanların yüzde 86’sı sürdürülebilir ham maddelerden yapılan giysileri satın almanın daha sürdürülebilir bir yaşam tarzının vazgeçilmez bir parçası olduğuna inanıyor. Aynı zamanda katılımcıların yüzde 80’i sürdürülebilir ham maddelerden oluşan ürünlere sahip, yüzde 77’si ise geri dönüşümlü malzemeler kullanmayı taahhüt eden markaların ürünlerini satın alıyor. Anket ayrıca,  yüzde 76’sının giyim, yüzde 74’ünün ise ev tekstili sektöründen ürün satın almadan önce ürünleri aktif olarak araştırarak sürdürülebilirlik özelliklerini öğrendiklerini ortaya koydu. Ankete katılanların yüzde 88’i giyim, yüzde 86’sı ise yatak takımları ve ev tekstili ürünlerinin etiklerini okuma eğilimindeler.  Anketin diğer bir çarpıcı sonucu ise katılımcıların çoğunluğunun, sürdürülebilirliklerini yansıtan giyim veya ev tekstili ürünleri için ortalama yüzde 40 daha fazla ücret ödemeye istekli olduğu. Katılımcıların yüzde 44’ü de, giyim ve ev tekstili ürünleri satın alırken, en çok malzeme türünü dikkate alıyor. Bunu fiyat, tasarım, marka itibarı ve fonksiyonu gibi diğer faktörler takip ediyor.

“Çevre dostu” veya “Doğal” olarak tanımlanan ve kullanım ömrünü tamamladığında “Doğada çözünür” veya “Geri dönüştürülebilir” ürünler tüketicilerin ilgisini çekiyor

Sürdürülebilir giysinin tanımı sorulduğunda, katılımcıların aklına insana ve çevreye duyarlı üretim süreçleriyle üretilen veya işlenen, doğal, organik veya botanik malzemelerden üretilen ürünler geliyor. Ankete katılanların yüzde 80’inden fazlası, sürdürülebilir moda ve sürdürülebilir ham maddelerden yapılan giysiler satın almakla “aşırı derecede ilgilendiklerini” veya “çok ilgilendiklerini” ifade etti.

Giyim ve ev tekstili ürünleri tercihleri sorulduğunda da ankete katılanların yarısı “çevre dostu” veya “doğal” olarak tanımlanan bir ürünü daha fazla satın almak isteyeceklerini söylerken, katılımcıların yüzde 60’ından fazlası kullanım ömrünü tamamladıktan sonra “geri dönüştürülebilir” veya “doğada çözünür” olan ürünleri satın almaya daha istekli olduklarını söyledi.

Ham madde ve içerik yönünden daha şeffaf markalar tüketicilerin güvenini kazanabilir

Ankete katılanların yüzde 83’ü içerik, yüzde 82’si ham madde menşei, yüzde 81’i ise sürdürülebilir uygulamaları şeffaf markaları güvenilir olarak değerlendirdi. Katılımcılar, satın alma kararını verirken bir yandan giysi ve ev tekstili ürünlerinde hangi ham maddelerin kullanıldığını, diğer yandan markanın çevreye olan etkilerini bilmenin, markaya güven duymak açısından önemli olduğuna inandıklarını belirtti.

Böylesine küresel çapta bir araştırma yapmaktan duydukları mutluluğu dile getiren Lenzing Global İş Yönetimi Başkan Yardımcısı Florian Heubrandner, “Bu anketin sonuçları, Lenzing’in iplik üreticilerinden tüketici markalarına kadar tekstil tedarik zincirinde sürdürülebilirlik diyaloğunu devam ettirme çabalarının değerini kanıtlamaktadır. Bu anket sayesinde, dünya genelinde tüketici algıları hakkında daha kapsamlı bir anlayış edindik. Giysi ve ev tekstili ürünleri satın alırken en önemli faktör olarak malzeme türünün değerlendirilmesi, tüketicilerin sürdürülebilir ürünlere değer verdiğine ve aktif olarak dikkat ettiğine olan inancımızı da güçlendirdi. Bu anket, iş ortaklarımız ve markalarımızla yalnızca ham maddede değil, ürünün kullanım ömrünün tamamlanmasından sonra da sürdürülebilirliği sağlamak için daha hedefe dönük stratejiler ve programlar oluşturmamız konusunda bize ilham verdi. Uzun vadede, giyim ve ev tekstili endüstrisi tedarik zincirlerinin değerini en üst seviyeye çıkarmayı ve markaların yeni standartlara ulaşmasına, sürdürülebilirliği teşvik etmesine ve gezegenimizi korumasına yardımcı olmayı umuyoruz” dedi.

Moda ve tekstil endüstrisinde işbirliği, şeffaflığı artırmak için son derece önemli

Sürdürülebilirlik, şeffaflığı artırmak için markaların sıcak gündemindeki bir konu olmasına rağmen, tedarik zincirinde ham madde, üretim süreci ve ürün kullanım ömrünün sonrasındaki süreçlerde iletişim daha da geliştirilebilir. Tüketicilerin aktif olarak sürdürülebilir ürünler aradıkları göz önüne alındığında, sektörün ve markaların web sitelerinde, ürün etiketlerinde ve paketlerinde verdikleri teknik bilgilerin tüketicilere hitap edecek şekilde değişmesi büyük önem taşıyor.

Lenzing, üç temel standarda dayalı bir yaklaşıma öncülük ediyor

Bu değişikliğe yönelik olarak sektörde işbirliğini ve sürdürülebilirliğe geçişi artırmak için Lenzing, üç temel standarda dayalı bir yaklaşıma öncülük ediyor. Böylelikle daha yüksek düzeyde şeffaflıkla üretim sürecinden nihai giysiye kadar ham madde kökeninin doğrulanması sağlanacak. Üç temel standarda dayalı bu yaklaşım, özel elyaf tanımlama teknolojisini, blok zincir tabanlı bir izleme sistemini ve tedarik zincirinde proaktif bir işbirliği ve planlamayı kapsıyor. Lenzing’in üreticiler ve markalar için oluşturduğu online markalama platformu bu yaklaşımı tamamlıyor. Bu platform, kumaş testini kapsayan kumaş sertifikasyonu, ürün etiketleri ve ürün lisans başvuruları için tek noktadan destek sağlayarak tedarik zincirinin her adımının sürdürülebilir olmasını garanti ediyor.

Konu özelinde açıklamada bulunan Lenzing Global Marka Yönetimi Başkan Yardımcısı Harold Weghorst, “Araştırarak ve ürün etiketlerini okuyarak bilinçli alışveriş yapan tüketicilerin giderek atmasıyla artık daha fazla tüketicinin sürdürülebilir bir moda tarzını benimsediğini görmekten heyecan duymaktayız. Tüketicilerin son yıllarda artan sürdürülebilirlik beklentileri karşısında, sürdürülebilir selülozik elyafların proaktif bir şekilde ele alındığı programlarla TENCEL ™ marka deneyimini dönüştürüyor ve geliştiriyoruz. Tüketicilerin çevre dostu ve doğada çözünür ürünlere olan ilgisi, giyim ve ev tekstili sektörlerinde markalara ve tüketicilere daha sürdürülebilir ve doğada çözünür seçenekler sunma taahhüdümüzle örtüşmektedir. Sürdürülebilirlik gözetilen ağaç kaynaklarından elde edilen TENCEL ™ markalı elyaflar, günlük yaşantımızda kullanılan giysilere ve ev tekstili kumaşlarına nefes alabilme, kalite ve doğada çözünürlük gibi özellikler kazandırır. Bir yandan sürdürülebilir ham maddelerde inovasyona öncülük etmeye devam ederken, diğer yandan elyafların ötesine geçerek marka ve tüketicileri işin içine katmanın yollarını araştırmaya devam etmekteyiz. Böylece marka ve tüketicilerin her zaman ve her yerde sürdürülebilirliği benimsemelerini sağlayacağız” açıklamasında bulundu.

İnceleyin

McKinsey: Moda Tutkunları Sürdürülebilir Markalar İstiyor

McKinsey & Company, moda endüstrisini mercek altına aldı. COVID-19 sürecinden yoğun şekilde etkilenen giyim, takı ...