Dünya tekstil sektörünün Covid 19 ile mücadeledeki yeri

Covid 19 ile mücadelede pandeminin toplum içerisinde yayılmasını engelleyecek, salgını azaltacak tedbirler doğrultusunda tekstil sektörümüz ne durumda? Halkımızın, sağlık ve kamu çalışanlarımızın hizmetine sunulacak koruyucu inovatif tekstilleri yeterli sayıda ve pandemi ile mücadeleye uygun üretebilecek miyiz?

Almanya’da yerleşik olarak 2010 yılından bu yana teknik tekstiller ve tekstil kimyasalları alanında çalışmalar yapan FBK Technologies firmasının CEO’su Fatih Bağkesen şu anda  Türkiye’de, Anadolu’nun tekstil sektöründeki devleri ile medikal tekstiller ve teknik tekstiller geliştirdiklerini müjdeledi ve şunları ekledi: “Bu çalışmalarımızdaki öncelikli amaç pandeminin toplumumuzda yayılmasını engellemek için gerekli olan, ağız maskelerinin üretiminde kullanılabilecek alternatif ve yüksek inovasyonlu tekstil filtreleri geliştirmektir. Şu anda ağız maskesi olarak yaygın kullanılan basit nonwoven kumaşlar ve dokuma bezleri, bilinçsiz kullanıma çok meyilli. Aslında bu basit maskeler bile bilinçli kullanıldığında pandeminin bulaşma ihtimali düşüyor. Fakat yanlış ve tavsiye edilen kullanım ömründen daha uzun kullanıldığında faydasından daha çok zarar vermektedir. Proje çalışmalarımız süresince hedefimiz filtrasyon efekti yüksek, hava basınç farkının düşük, hijyen ve 18-24 saat uzun kullanım süresidir. İnovatif maske tekstilleri yanı sıra, sağlık çalışanlarımızın ve askeri personelimizin kullanabileceği tulum üretiminde kullanılabilecek yenilikçi yüzeylerin geliştirilmesi üzerinde çalışmalarımız emin adımlarla ilerliyor.

Teknik tekstillerde Türkiye olarak çok çeşitli ve yüksek kapasitede olmadığımızı biliyoruz. Fakat şu anda, Türkiye’deki çalışma arkadaşlarımla aldığımız bir kararın ve oluşan bir fikrin ne kadar kısa bir sürede hem özgüven hem de yüksek teknolojik yöntemlerle inovatif ürünlere dönüştüğüne tanık oldum. Firma ismi vermek istemeyen, Fatih Bağkesen, bu çalışmalarda en başından itibaren yaptığımız işe inanan ve özveriyle çalışan Türkiye’deki mühendis arkadaşlarına da gönülden teşekkür ettiğini söyledi.”

Özellikle ağız maskesi üretiminde yaygın olarak kullanılan nonwoven ürünlerinin dünyadaki ve Türkiye’deki üretim kapasitesinin azlığına dikkat çekerek, bu nedenle filtre yapımında kullanılacak alternatif filtre bezlerinin geliştirilmesinin önemini vurguladı. Teknik tekstiller ve filtreler alanında uzun yıllardan beri Avrupa çapında proje yaptıklarını belirterek bu dönemde aerosol filtre yüzeylerinin maskelerin geliştirilmesi için gerekli bilgi ve teknoloji transferinde bulunulduğunu ve Türkiye’de tekstil sektöründeki mühendislerle yoğun bir tempoda çalışmaların yapıldığını bildirdi. Pandeminin önüne geçilmesi için herkesin olası bir virüs taşıyıcı olduğunu düşünerek her bireyin nerde olursa olsun maske takıp önlem alması gerektiğini vurguladı.

Nüfusu 83 milyon olan kalabalık ülkeler arasındayız ve ülkemizde pandemi ile mücadelede maske ihtiyacımız tahmin ettiğimizden daha çok. Fakat Türkiye’de tekstil ve konfeksiyon sektörü çok gelişmiştir. Bu dönemde üretimi sürdürebilmek için hammadde ve yarı mamülün de yeterli kapasitede olup olmadığına dikkat etmemiz gerekir. Tekstil ve konfeksiyon sektörünün pandemi süresince kendi savaşını vereceğini söyledi.

Pandeminin önüne geçmek, gerçek anlamıyla pandemiden daha hızlı davranmak anlamına gelir. Bu nedenle tekstil sektörü olarak biz bunu yapacak kapasiteyiz diyebilmemiz gerekir. Pandeminin daha başlarında olduğumuz, yani üretimimizin maksimum ve enfekte olan insan sayımızın düşük seviyelerde seyrettiği bu dönemdeki üretim kapasitemizle, enfeksiyon sayısının maksimumu gördüğü dönemdeki üretim kapasitemizin ne olacağıyla karşılaştırmamız gerekir. Önceden kestirmek o kadar da zor değil. Maske üretimi için dikim haneler ve konfeksiyon sektörünün uzun süre ve yüksek kapasite çalışması gerekecektir.  Tekstil sektörü de bu mücadeleye en ön saflarda dahildir, bunun bilinciyle yol almamız ve halkımızı ilerleyen pandemi dönemlerinde yalnız bırakmamamız için çaba göstermeli ve çözümler aramalıyız.  “Covid 19‘un ne kadar hızlı yayıldığına dünyanın tanık olduğunu gördük ve kaybedecek zaman yok” diyen Bağkesen, Geliştirilen filtre tekstillerinin maske kullanım ömrünü uzatmak için de çözümler üzerinde çalışıldığını, bunu da çok yakında hayata geçireceklerini söyledi.

Fatih Bağkesen, şu ana kadar yapılan bilimsel çalışmalar ve dünyadaki kriz ile savaş veren ülkelerin de tutum ve yaklaşımlarının doğru analiz edilmesi gerektiğini söyleyerek şunları ekledi:Covid 19 pandemisinin bir solunum yolları hastalığı olduğu  ve bu hastalığın solunum yoluyla veya bir başka taşıyıcı yoluyla yine solunum organlarına bulaştığı biliniyor. Bunu artık dünya biliyor! Covid 19 ayrıca bir tanecik /damlacık enfeksiyonu ve solunum yolu enfeksiyonudur. Havadaki virüs yayılımının çoğunlukla damlacık dediğimiz mikro boyuttaki sıvı tanecikler ile olduğunu biliyoruz, buna sıvı tanecik + hava karışımı yani aerosol denir. Bu taneciklerin havaya yayılmasına insanın öksürmesi ve hapşırması hatta yüksek sesle konuşması ve bağırması yetiyor. Bu pandemiden önce de böyleydi. Fakat şu anda ağzımızdan çıkan bu sıvı tanecikler, bir miktarda Covid 19 taşımaktadır. Virüsü havada tutan etkenlerden bir diğeri de havadaki virüsten daha büyük fakat havada asılı kalan uçucu patiküllerdir. Virüsü taşıyan bu sıvı tanecikler ve partiküller 1mµ (micrometer) ile 1mm arasında değişmektedir. Küçük olan tanecikler (1µm-100 µm büyüklüğünde) havada askıda kalır, başka bir insanın solunum ile enfekte olmasına sebep olur. Daha büyük 100 µm ile 1mm arasındaki sıvı tanecikler yüzeylere yapışarak virüsün başka bir insana, başka bir yolla (elimizle yüzeye dokunup ağzımıza ve gözümüze götürdüğümüz gibi) bulaşma riskini arttırmaktadır. İlk alınan tedbir hatırlayacağınız gibi tokalaşmanın ve sarılmanın kesilmesiydi. Bu tanecikleri filtreleme özelliği olan ve uzun kullanım süresine ulaşacak alternatif filtre tekstilleri üretmek mümkündür. Şu anda yaygın olarak kullanılan nonwoven ve dokuma kumaşlardan üretilen ağız maskelerinin 2 saat ile 4 saat arasında bir kullanım ömrü vardır. Kullanım ömründen daha uzun süre takıldığında ise insanı korumaktan ziyade virüsün uzun süre filtre üzerinde aktif kalmasını ve bulaşıcılık süresini uzatmaktadır. Bu filtreler de maalesef çok az, bu filtrelerin en azından her gün yenilenmesi gerektiğinden pahalı ve giderek daha da zor bulunur hale geliyor. Bu yüzden bu çalışmamızın önemini biliyor ve tüm gücümüzle çalışıyoruz. “

İnsanlar solunum yolu ile enfekte olan bir pandemiyi önlemek için neden şimdiye kadar maske kullanmadı ve neden kullanmıyor?

„Korona virüsünün başlangıcından beri Çin’in birçok bölgesinde yüz maskeleri zorunludur. Diğer birçok ülke de bu düşünceyi takip ediyor. Örneğin Avusturya artık yüz maskelerini kanunen mecburi hale getirdi. Avusturya 8,5 milyonluk az nüfusa sahip olduğu için Avrupa’da maske kanununu getirebilme lüksü olan tek Avrupa ülkesidir. En azından şimdilik. İtalya genelinde de maske mecburidir. İtalya için geç kalındığı bildirildi ama bizim için geç değil. Bu konu Almanya’da Nisan başında gündeme geldi. Robert Koch enstitüsü ve Almanya pandemi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Lothar H. Wieler „20 Nisana kadar Almanya’da pandeminin önüne geçilemezse maske zorunluluğunu getirebiliriz “dedi. Almanya ‘dan takip ettiğim kadarıyla da Türkiye’de de maske zorunluluğu Covid 19 tedbirleri içerisinde ve bazı bölgelerde uygulamaya geçti.“

WHO (Dünya Sağlık Örgütü) maske kullanımının gerekli olduğunu belirttiği halde neden ülkeler maske zorunluluğu getirmiyor?

„Dünya saglık örgütünün ve Rober Koch enstitüsü „basit ağız maskesi kullanıldığında bile hasta insanların başka insanları hasta etme oranında risk azalmış olur” dediği halde neden ülkeler maske takma zorunludur demiyor? Çünkü ağız maskelerinin hammaddesi olan tekstillerde, özellikle nonwovenda üretim kapasitesi şu anda yetmiyor ve bu maskeler damlacık enfeksiyonunda uzun süre kullanıma uygun değiller.  Ülkeler birbirlerinin elinden maske çalıyorlar, bunları da maalesef gördük. Öksürük barikatı için bile ne hammadde ne dikimhane ne de konfeksiyon kapasitesi olan ülkeler var. Türkiye tekstil sektöründe Avrupa ve Amerika’ya nazaran daha güçlü ve biz her kişiye maske üretebilecek kapasitedeyiz. Biz tekstil üretiminde ve konfeksiyon da kapasitesi çok geniş bir ülkeyiz. Fakat en büyük kapasite İstanbul ve çevresindedir ve orada üretimin aksamadan uzun süre devem edip edemeyeceğini bilemiyoruz. Tekstil sektöründeki Anadolu’nun dev holdingleriyle hem knowhow hem de teknolojimizi pandemi savaşına odaklamış durumdayız. Tekstil sektörü Türkiye’de pandemi ile verilen bu savaşta üzerine düşen görevi hayliyle yerine getirecektir.”

Fatih Bağkesen kimdir?

Elazığ doğumlu olan Fatih Bağkesen, Fen lisesini Diyarbakır‘da ve ön lisansını tekstil mühendisi olarak Çukurova Üniversitesi‘nde tamamladı. 2005 yılında eğitimine Almanya da proses teknolojileri üzerine yüksek lisans yaptı. 2007 ile 2009 yıllarında Voigt Filtertechnik GmbH firmasında Teknik Müdür olarak çalıştı. 2009 yılında ITV Denkendorf (Institür für textil und Verfahrenstechnik) Enstitütüsüne araştırma görevlisi olarak geçti. Teknik tekstiller bölümünün Bionic (Biology and Technic) alanında özellikle medikal tekstiller bölümü Başkanı Prof.Dr. Heinrich Plack ile bu alanda bilimsel çalışmalarda bulundu. 2010 yılında kendi geliştirdiği bir teknolojiyi hayata geçirmek için Almanya’da FBK Filtertechnik Firmasını kurdu. 2014 yılında tekstil kimyasalları alanında yapmış olduğu projelerle çalışma alanını genişleterek FKB Technologies Firmasını kurdu. Kariyer ve iş hayatının başından beri Türkiye’de birçok büyük ve yeniliğe açık holding ve firmalarla uzun yıllardır ürün geliştiriyor ve başarılı bir şekilde çalışıyor.

İnceleyin

McKinsey: Moda Tutkunları Sürdürülebilir Markalar İstiyor

McKinsey & Company, moda endüstrisini mercek altına aldı. COVID-19 sürecinden yoğun şekilde etkilenen giyim, takı ...