Alkan Makina’dan Bir Rekor Daha!

Her fırsatta dile getirdiğimiz en önemli konulardan birisidir Marka ve Markalaşma. Katma değer sağlar, ürün bilinirliliğini artırır, pazarda rakiplerinizden bir adım öteye taşır firmanızı. Evet 48 yıllık geçmişi yüzlerce makine ve teknolojiyi üretmiş, dünyanın 5 kıtasına ihracat yapma başarısını yakalamış, birçok ürün grubunda Türkiye’de ve dünyada ilklere imza atmış, Tekstil Makine Sanayisinin en önemli markasıdır ‘’Alkan Makina A.Ş.’’ Yarım yüzyıllık geçmişi, üretimini gerçekleştirmiş olduğu teknolojiler, 5 kıtada ki müşterilerinin duyduğu güven ve memnuniyet bugün tekstil makine sanayisinin en büyük markalarından birisi yapmıştır Alkan Makina A.Ş. firmasını.

Bu ayki sayımızın konuğu Alkan Makina A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Cüneyt Alkan. Bugün bir dünya markası haline gelen Alkan Makina hikayesini bir de ondan dinleme fırsatı yakaladık. Evet dolu dolu bir 48 yıldan bahsederken zaman zaman gözlerinin dolduğunu görüyoruz. Ve başlıyor anlatmaya; ‘’ Alkan Makina A.Ş. firmasını bundan 48 yıl önce küçük bir işletme olarak kurduk. Yani insanların devasa kazanlarda tüplerin üzerinde kumaş boyama yapmaya çalıştığı dönemlerde. Yani bugün ki teknolojilerinin binde birinin olmadığı, kaynak ve saç bükmenin zor olduğu, 2. Dünya savaşının izlerinin halen devam ettiği o günlerde. Tekstil yeni yeni gelişiyor, yeni yeni sanayileşmeye başlayan ülke sanayicimizin yurt dışına gebe kaldığı, parasını versen bile aylarca makine teslimlerini beklediğimiz o günlerde başladık biz bu çalışmalara. Elinizde bir proje yok ki kopya etsek, elinde doğru dürüst bir teknoloji yok ki hemen çizip şimdiki lazer makinelerde kessen, 10 dk sonra motoru teslim gelse de devreye alsan. Zor ama bir o kadar da güzel, geleceğe umutla baktığımız, ticaretin doğruluk ve dürüstlük ilkesiyle yapıldığı, verilen sözlerin yerine getirildiği günlerdi. Yaptığınız işi heyecanla, daha iyi yapmak, bir an evvel ürettiğiniz makineleri teslim etmek, teslim ettikten sonra o makinelerin çalışarak nasıl boyama yaptığını görmek bizleri mutlu ediyordu. Şimdi ise durum çok daha farklı. Teknoloji çok hızlı gelişiyor, insan ihtiyaçları ve beklentileri artıyor. Sizin de bir teknoloji geliştirerek insan ihtiyaçları ve talepleri doğrultusunda üretmeniz, rakiplerinizle rekabet edebilmeniz için daha güçlü olmanız gerekiyor’’ diyor.

Cüneyt Alkan, ‘’ İlk kumaş boyama makineleri üretimini yaparak başladık çalışmalarımıza. Adı bazen Owerflow bazen HT oldu bu makinelerin. Yüzlerce belki binlerce Alkan Makina imzası olan makine ürettik ve az öncede belirttiğim gibi 5 kıtada onlarca ülkeye ihraç etme başarısını yakaladık. Sonrasında sıkma, ters çevirme, halat açma, tüp Sanfor, kurutma derken Ram Makinesini ürettik. Türkiye pazarının en büyük tedarikçisi haline geldik. 90’lı yıllara geldiğimizde iç pazarın en büyük markası olan Alkan Makina’nın bilinirliliği yurt dışına taşmaya, bir iki derken üretimin büyük bir kısmı ihracat yapılmaya başlandı. Mısır, Suriye, İran, Irak, Pakistan, Bangladeş, Çin, Endonezya, Brezilya, Arjantin, Tunus, Fas, Özbekistan, Rusya, derken Alkan Makina talep gören, teknoloji üreten, saygın bir dünya markası haline geldi. Şimdi bir konuya daha değinmek istiyorum. Saydığım tüm makineleri Türkiye’de ilk üreten ve ilk ihraç yapan firma ünvanına sahibiz. Birçok firma bugün Alkan Makina’den aldığı cesaretle üretim ve ihracat yapmaktadır. Biz Türk firmalarının önünü açtık. Eğer bugün Türkiye Tekstil Boya ve Finisaj Makineleri üretiminde dünyada saygın bir yere sahipse bunda en büyük pay bizim firmamıza ve bizlere aittir’’ dedi.

Alkan Makina A.Ş. bugün saygı gören bir firma ve markadır diye sözlerini sürdüren Cüneyt Alkan; ‘’Dünyanın neresinde olursa olsun tekstil üretimi yapılan bir işletmeye gittiğiniz zaman Alkan Makine markasını bilmemesi imkansızdır. Mutlaka ya bir makine almıştır veya bir yerde mutlaka görmüştür. Bakın Bangladeş’ de 79. RAM Makinemizi devreye aldık. Bu çok büyük bir başarıdır. Bugün teknoloji ürettiğini ve bu konuda iddialı olduğunu söyleyen insanların ve firmaların toplasanız 79 makine üretimi yok. Siz Bangladeş gibi bir ülkeye 79. Makineyi kuruyorsunuz. Türkiye’de ve diğer ülkelerde ki makinelerimizden bahsetmiyorum bile. İnanın artık sayısını bile unuttum nerede kaç tane makinemiz çalışıyor bilmiyorum. Sadece bildiğimiz tek bir şey var o da üretimini yapmış olduğumuz tekstil makinelerinde yüksek teknoloji, kaliteli üretim, geniş servis ağıyla hizmet vermektir’’ dedi. Cüneyt Alkan, ‘’Bazen her firmanın zor günleri ve dönemleri olur. 2004 yılında talihsiz bir olay yaşadık ve personel aracımızın kaza yapması sonucu birçok çalışma arkadaşımızı kaybettik. Bizler çalışma arkadaşlarımızı kaybetmiş olmanın üzüntüsünü yaşarken rakiplerimiz maalesef boş durmadı ve Türkiye için büyük bir kazanım olan Alkan Makina Markasını yok etmek için her türlü olumsuz kampanyayı yürüttü. Çok zor günler ve bir süreç geçirdik. O süreci daha kısa sürede atlatmanın birçok çözümü varken, her zaman doğruluktan ve dürüstlükten taviz vermeyen Alkan Makina ailesi aynı isimle devam etme kararı aldı. Bundan 48 yıl önce Alkan Makina olarak kurulan firmamız bugün yine aynı isimle devam etmektedir. Şimdi kendi sektörümüze bakıyorum bırakın Türkiye’yi dünyada bile aynı unvanla ve aynı kurucu yönetimle devam eden işletme yok denecek kadar az. Bu büyük bir başarıdır ve bu başarı Alkan Makina’ya aittir. Şimdi 2. Kuşak işleri yavaş yavaş devralmaya başladı. İnşallah ilerleyen yıllarda bayrağı bizden tamamen devraldıklarında Alkan Makina Markasının 100. Yılını da kutlayacaklardır’’ dedi.

Cüneyt Alkan, “Türkiye büyük bir devlettir. Ülkemizin 50 yıllık, 100 yıllık sanayi kuruluşlarının olmasını isterim. Tekstil Makineleri üretiminde de aynı şeyi istiyorum. Bundan gurur duyarım. Bu ülke olarak hepimizin başarısıdır. Şimdi şöyle 40, 45 yıl geriye gittiğimde kurduğumuz boyahaneler var halen faal. Ben o işletmelere gittiğimde inanın duygulanıyorum. Neden çünkü ülkemizde üretim yapmak çok zor ve zorlukları atlatarak, 40 yıl 50 yıl ayakta durmak büyük bir yönetimsel başarıdır. Ha durum Avrupa’ da farklı mı hayır. Yıllar önce rekabet halinde olduğumuz Avrupalı makine üreticilerine bakıyorum birçoğunu ya Çin ya Hindistanlı sanayiciler satın almış, ya da üretimlerini başka isimlerle sürdürüyorlar. Başarılı olanları ve aynı istikrarı sürdürenler var mı elbette ki var ama onlarında ileriki yıllarda başka başka gruplara geçeceğini tahmin ediyorum. Dayanamıyorlar, direnemiyorlar. 2008 yılında dünyayı kasıp kavuran ekonomik kriz oldu. Bunların işte birçoğu o ekonomik krize dayanamayarak el değiştirdi. Bize az önce bahsettiğim o kaza yıllarında teklifler gelmedi mi? O kadar çok teklifler geldi ki biz bunları reddettik ve daha zor günleri aşarak marka haline getirdiğimiz bir firmayı terk etmedik. Tabi bu durum sizin hedefleriniz ve vizyonunuzla da ilgili bir durum aslında. Bizim hedefimiz bu firmanın yapacak daha çok şeyi olduğunu düşünmemizdir’’ diyerek sözlerini tamamladı.

İnceleyin

Türk ve İtalyan yatırımcılara üçüncü ülkelerde işbirliği çağrısı

İtalya ve Türkiye arasında 20 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin önümüzdeki yıllarda daha da artırılması ...